7 Nisan 2010 Çarşamba

LEZİZ dergisi NİSAN 2010 sayısı çıktı, Aldınız mı ?

Leziz Dergisi Nisan 2010

Aylık yemek dergilerini alıpta ya bu insanlar bu tarifleri nerden buluyor.. Hayır bu kadar güzel yemekler yapılabilirmi.. Nasıl oluyorda birde ölçülerle tutturabiliyorlar? Yoksa kimya deneği yapar gibi durmadan ölçüp biçiyorlarmı? Mutfakta değilde acaba labaratuvardamı çalışıyorlarr.. Yok canıım bu insanlar normal değil!
Evet evet bende artık normal olmayan insanlar kategorisindeyim.. Hehe.. Zaten blog yazmaya başladığımdan beri mutfağım labaratuvar gibi. Üstüne birde bu dergi maceraları.. Şimdi sorumluluk daha da fazla. Önce LEZZET dergisinde çay saati, şimdi LEZİZ dergisinde bahar menüsü.. Eee artık yakındır YASEMİN MUTFAKTA diye dergi bile çıkarırım ben :D:D:D Hahahahha! Ay nasıl da abartırım!
Dergide size harika bir bahar menüsü hazırladım.. Tamamı bahar sebzeleri ile hazırlanmış, kuzununda mevsimi Nisan ayıymışş .. Ee daha ne olsun! Yiyenlere afiyet olsun..
Sütlü havuç çorbası, marullu yasemin pilavı, kızarmış taze fasülye, nar ekşili kuzu kavurma ve son olarak vişneli peykek.. Yemeee yanında yat :D



Sevgili İnci ve Hande ile harikaa bir çekim günü yaşadık. Bol yemeli bol içmeli ve elbette boool kahkahalı bir gün oldu.. Biz muhabbetin dip kuyularında "Neden?"leri ararken sevgili Hande usanmadan fotoğraf çekti durdu. Ama arada muhabbetten geri kalmadı bize "Çünkü..." leri açıkladı.. Allahım yani LEZİZ in her çekimi böyle geçiyorsa ben bu dergide gönüllü bile çalışabilirim, deeeerrrmiişimmmm :D:D:D
Perde arkasındaki iki yetenekli insanı sahneye alıyorum bu yazımda.. Sizleri tanımak sizlerle yemekten konuşmak çook büyük keyifti.. Gene gelin gene eğlenelim! Söz bu sefer size demleme çay yapacağım :D

31 Mart 2010 Çarşamba

Pratik Çikolatalı Sufle

Pratik Çikolatalı Sufle

Canınız çikolatalı bir tatlı istedi, fazla vaktiniz yok hemen yemelisiniz.. Canım sadece çikolata yersenizde kriz geçer belki ama olmaz, hamaratlığınız üstünüzde illaki çırpmak pişirmek istiyorsunuz.. Ya da sizin değil ama arkadaşlarınızın krizi tuttu.. "Yahu Yasemin sende mutfaktayım diye geçinirsin ama bize bi çikolatalı sufle yapmazsın" dediler. Fena halde gaza geldiniz.. Aslında düşündümde bu tatlıyı yapmak için bahaneye ihtiyacınız yok.. Geçin bakım mutfağa :D

Pratik Çikolatalı Sufle

Malzemeler
  • 1 su bardağı damla çikolata
  • 2 yemek kaşığı tereyağ
  • 3 adet yumurta
  • ½ su bardağı toz şeker
  • 2 tepeleme yemek kaşığı un
Yapılışı
  1. Ateşe dayanıklı derin bir kaseyi ocakta içi kaynar su dolu bir sos tenceresinin üzerine oturtun. (Benmari yöntemi) Kasenin içine çikolata ve tereyağını ilave edin. İyice eritin.
  2. Derin çelik veya cam bir kasede yumurtaları şekerle beraber çırpma teliyle çırpın. Daha çok kabarmasını isterseniz yumurta sarılarını ve aklarını ayırıp çırpma yöntemine gidebilirsiniz. Ama bu suflenin esprisi pratik olması. Lezzet aynı lezzet merak etmeyin ;)
  3. Çırpma teli ile çırptığınız yumurtaya unuda ilave edip iyice çırpın.
  4. Eriyen çikolatayı hafif ılındıktan sonra yumurtalı karışıma ilave edin. Ve gene çırpma teliyle çırpın.
  5. Altı adet küçük sufle kabına, ya da 4 adet büyük sufle kabına kepçe yardımıyla paylaştırın.
  6. 180 derecede önceden ısıttığınız fırında 15 dakika, üzeri matlaşıp çok hafif çatlayana kadar pişirin.
  7. Servis sırasında yanında mutlaka krema veya süt ikram edin. Sıcak olarak servis edin.
Afiyet olsun….

22 Mart 2010 Pazartesi

Hoşgeldin Bibi Partisi

Hoşgeldin Bibi Sofrası

Hani bazı günler vardır sabırsızlıkla beklersin, ama sen bekledikçe günler gelmez.. Hatta kar yağar fırtına çıkar iptal olur. Belirsiz bir güne ertelenir.. İşte o değerli beklenen gün nihayet geldii ve beklendiğinin ötesinde harikkaaaaaaaa geçti.. Yani beklediğime değdi :D
Ajanım Ayşem'imin dünya tatlısı iki numarası nam-ı değer "Bibi"ye hoşgeldin demek için toplandık bizim shower tayfasıyla.. Ben onlara shower tayfası diyorum çünkü bizim ilk toplanmamız ve akabindeki tüm toplanmaların tek bahanesi bebekler oldu.. Ama baktık doğur doğur bir yere kadar artık doğurmayı beklemeden toplanıcaz... Ve elbette her toplanmada ölümüne yiyeceğiz. Son toplanmamızda bizi vinçle götürecekler evlerimize hehehheheheh ...
Bu toplanmaların en güzel özelliği elbette ev sahibini yormayalım kendimiz pişirelim kendimiz yiyelim hatta servisi bile kendimiz yapalım özelliği... Gerçi servis konusunda sevgili Fadime, Selen ve Pınar'ın hakkı ödenmez ama bende çok güzel yönettim canım oturduğum yerden hehehhe...
İşte karşınızda her zamanki gibi sevgili Pınar'ımın karesinden fotoğraflarla midemizi şenlendirenler..

Otlu Çörek Kısır

Her zaman favori çay yanı lezzeti hünerli elleriyle olağanüstü şekilde yoğrulan Kısır canım Mügeeeecccciimmmm'den.. Tüm sağlıklı yeşil otların bütünleştiği harika tuzlu otlu çörek Selen'deeennn..

Açma Alfajor

Mayalı çöreklerin şahı kısırın can yoldaşı açmaaa Pınar'dan.. Anlatılmaz bir lezzet alfajoooooorrr Ayşem'den!!! Ajanım bir an gözlerimi kapatıp başka alemlere göçmüşüm vallahi sayendeee!

Hibiskuslu Kurabiye Yeşil Çaylı Kurabiye

Münevver Ablam benim için çok değerli çook sıcak bir insan.. Şimdiye kadar onun hamaratlı ellerinden çıkıpta çoook harika lezzete bürünmeyen birşey yemedim! Yahu bu kadar mı güzel yapılır.. İlkkez yediğim yeşilçaylı ve hibiskuslu kurabiyeler.. Yazıyı yazarken bile ağzımın suyunu toplamakta zorlandığım iki olağanüstü lezzet! Yaa neden sanki daha fazla yemedimki ben bunlardaaannnnnnn....

Tahinli Kurabiye

Veee işteee tartışmasız tercihimiz Fadime'nin olağanüstü tahinli kurabiyeleri.. Öyle bir lezzet ki yerken konuşmayı unutup kekeliyorsunuz. Fadimeee boşver sen değişik lezzetler denemeyi her buluşmada bundan istiyorum beeennnn!

Fındıklı Pasta Fındıklı Pasta

Ee üstüme vazife olmadan üstada gelirken yaptığım fındıklı pasta.. Yiyenler çook sevdiler bende ayrı sevdim.. Fena değil yani, bende bu pastacılık işini becerdim galiba.. Pastanın hikayesi elbette Özel Pastam'da..
O kadar şey yedikten sonra sofraya çıkar çıkmaz tüketildiği için fotoğrafı çekilemeyen cheesecake üstadı Neslihan'dan limonlu cheesecakede sofradaydı. Ama onu fotoğrafından değilde midemizde bıraktığı ferah tadından hatırlayacağız artık..
Her ne kadar yanlarında bir lezzet getirmeselerde kendileri başlı başına sofraya lezzet katan, bahanem Mügeeeeem, bercestem ve Necla Abla iyi ki geldiniz!

Prenses Tuana Bibi

Veeeeeeee elbetteee günün kahramanı Bibi ve Selen'in minyon prensesi Tuana! Yahu çocuklarla toplanmanın da keyfi bir başka... Artık bir sonrakinda benim paşanında kareleri burda yer alacaktır diye planlamaktayım. Tabii bizimki Tuana kadar sevimli poz verip, Bibi kadar güzel kokarmı bilmiyorum.. Bibi'cim hoşgeldin aramıza, iyi ki doğurmuş seni Ajanım ne mutlu sana ne mutlu bizee! ve Ne mutluu Ajanımmmaaaaa!!!

15 Mart 2010 Pazartesi

Portakallı ve Zencefilli Kuzu Kavurma

Portakallı Zencefilli Kuzu

Sevgili Çiğdem'in artık isyan boyutundaki yorumuyla kendime geldim.. Evet yaa bu kadar zaman yayla çorbası kalırmı blogda! Hayır, yani çok ahım şahım bir tarif olsa anlayacağım hakkı diyeceğim ama yayla çorbası yahu! Neyse silkelendim kendime geldim.. İlk önce Tuz&Biber dergisini okuyamayanlar için ondaki tarifleri tamamlıyorum sonra sırayla Lezzet gelecek..
Bu tarif aslında Tuz&Biber'den de önce beni Dubai'ye götüren tarif. O yüzden anlamı büyük benim için. Kuzu etini sevmeyenlerin bile bayılarak tüketeceği bir lezzet. Yani siz tarifin adını vermezseniz kimse kuzu yediğini anlayamaz.. Ama kuzunun yumuşak etinin lezzetini ve portakalla zencefilin damakta bıraktığı tadıda unutamaz..

Malzemeler
  • 1/2 kg kuzu kuşbaşı
  • 1 adet portakal (Portakal yerine 3-4 adet ufak boy mandalinada kullanabilirsiniz. O şekilde de denedim harika oluyor..)
  • 1 tatlı kaşığı rendelenmiş taze zencefil
  • 1 adet soğan
  • 2 yemek kaşığı zeytinyağ
  • 2 diş sarımsak
  • tuz
Yapılışı
  1. Etleri derince bir kaseye alın. Portakalın kabuğunu etin içine rendeleyin. Suyunuda sıkıp ekleyin.
  2. Zencefili ve sarımsakları soyup minik minik doğrayın ete ekleyin.
  3. Zeytinyağıda ete ilave edip etleri mümkünse elinizle (ki elinizin lezzetide geçsin :) ) iyice karıştırın. Ve en az 15 dakika terbiyede dinlendirin.
  4. Soğanı yarım ay şeklinde doğrayın.
  5. Terbiyede dinlenmiş etleri ateşte iyice ısıtılan tavada suyunu salıp yeniden çekene kadar pişirin.
  6. Et suyunu çekmeye başladığında soğanı ve tuzu ilave edin. Soğanlar iyice ölene kadar kavurun.
  7. Kısık ateşte et kızarana kadar pişirin. Terbiyede uzun süre dinlendirirseniz çok fazla pişirmenize gerek yok. Ama kısa zaman tutmuşsanız o zaman en az 45 dakika pişirmenizi öneririm. Kısık ateşte ve suyunu kontrol ederek. Suyu azaldıysa dibi tutacak gibi olduysa su ilave etmeyin. Et pişmiş demektir altını kapatın.
  8. Sıcak olarak servis edin.
Afiyet olsun…

25 Şubat 2010 Perşembe

Yayla Çorbası

Yayla Çorbası

Güneş yüzünü gösterdi.. İlk cemrenin düştüğüne dair rivayetlerde dolaşmakta. Ehh benim mevsimim başlıyor.. Baharrr... Ahh ahh ben her baharr aşııkk olurummm :D
Ama siz bu güneşe kanmayın, bu güneş yalancı güneş. Siz gene sıcak evinizde sıcacık çorbalarınızı tıkırdatmaya devam edin. Henüz aşık olmaya var.. Biraz daha sabır :D

Malzemeler
  • 1 su bardağı yoğurt
  • 1 yemek kaşığı (tepeleme) un
  • 1 çay bardağı pirinç
  • 1 su bardağı tavuk suyu
  • 1 lt kaynar su
  • tuz
  • 1 tatlı kaşığı kuru nane
  • 2 yemek kaşığı tereyağ
  • 1 tatlı kaşığı pul biber
Yapılışı
  1. Derin bir tencereye pirinçleri koyun. Üzerine kaynar suyu ilave edip pirinçleri haşlamaya bırakın.
  2. Bir kasede un ve yoğurdu karıştırın. Tavuk suyunu yavaş yavaş bu karışıma ilave edip bir yandan tel çırpıcı ile çırpın. Unun topaklanmaması gerekiyor.
  3. Bu arada hafifçe yumuşayan pirinçlerin suyundan bir kepçe yoğurtlu karışıma ilave edip yoğurdun ılınmasını sağlayın. Böylece tencereye koyduğunuzda kesilmeyecektir.
  4. Ilınan yoğurtlu karışımı yavaş yavaş tencereye ilave edin bu arada sürekli karıştırın. Tuzunuda ilave edin.
  5. Çorba iki taşım kaynayana kadar karıştırarak pişirin. Kuru naneyi ekleyip karıştırın. Altını kapatın. Ama asla kapağını kapatmayın ve içinde kaşık bırakmayın. Sıcak çorbanın kapağını kapatmak çorbanın sulanmasına neden olur.
  6. Servisten önce bir tavada tereyağını eritip biraz kızdırın, içine pul biberi ilave edin. Tabaklara servis ettiğiniz çorbanın üzerine arzu ettiğiniz miktarda dağıtın.
Afiyet olsun...
Blog Widget by LinkWithin