31 Ağustos 2008 Pazar

Yasemin Mutfaktaa!!! :))

Yasemin Mutfakta
İşte geldim burdayımmm ben bu işte ustayım :) He he!
Efenim nihayetinde Ağustos'un bitmesi Eylül'ün kapıyı çalmasıyla bizde evimize döndük. Ve bende mutfağıma! Bu sıcaklarda kaçarken arkama bile bakmamıştım. Ama şimdi geri döndüğümde anlıyorum ki çoook özlemişim mutfağımı. Bu sabah kahvaltı hazırlarken nasıl da keyif aldım sofrayı kurmaktan. Demek ki neymiş insanların böyle kaçamaklara ihtiyacı varmış. Özlem güzel şeymiş.
Ee bu kadar zamandır nerelerdeydin derseniz öyle çoook uzaklara gitmedim. Hani geçen seneki gibi size cıvıl cıvıl resimlerin olduğu bir tekne gezisi anlatamam ama bu seferki farklı bir tatildi. Öncelikle canım oğlum Sencer Paşa'mla ilk tatilimizdi. Önce memleket havası soluduk biraz. Ordan da Geyikli'nin havasını.. Sonrada Selimpaşa'da yazlık havası.. Eee bu kadar üfür üfür rüzgarlı havalardan sonra duruldu yelkenlerimiz ve limanımıza canım İstanbul havamıza geri döndük.. Ohh beee vallahi ne diyeyim herşey iyi güzeldi de insanın evi gibi yok :)

Ahmet Dogumgunu

E madem geri döndüm bu şanlı bir sofra ile olmalı değil mi :) Yukarıda görmüş olduğunuz şahane sofra canım kardeşim Ahmet'imin şerefine doğum gününde hazırlandı. Kardeşime küçüklüğünden beri hiç doğumgünü yapmadığımızı farkedince bu sene O'na bir güzellik yapayım dedim. Yani namım yürüsün yemek blogum var diye orda burda dedikodum yapılırken kardeşim için hiçbirşey yapmayacağım olur mu? olmaz :)

kuskus

patlican
Dereotlu Poğaça

karisikkizartma

Daha önce de hazırladığım ve tarifini çok yakında yayınlayacağım kuskus salatası, ailemizin ustası Kadim Usta'dan kadınbudu köfte ve karışık kızartma, Hünerli Bayan'ımdan harika patlıcanlı katmer poğaçalar ve dereotlu poğaça, canım kardeşim Beyza'm dan harika patates salatası soframızdaki tuzluları oluşturuyordu.

WOW Pasta

Hünerli Bayan
'ımın ilk sipariş pastası olan kardeşimin saplatısı haline gelen WOW temalı pasta tek kelime ile harikaydı! Bundan sonra tüm siparişler Müge'yee!!!

Bon Bon Kurabiye
peykekBanyolu Kurabiye

VE sofrada benim en favori lezzetlerim olan tatlılar! En başta pastayı söyledim zaten. Onun dışında beni hiç yanıltmayan bir numaralı kurabiyelerim bonbon kurabiyeler, kızarmış peykekim ve tarifini yakında yayınlayacağım eltimin banyolu kurabiyeleri. Bu kadar tatlıyı yedikten sonra biraz tatlı komasına girilsede bence her anına değdi.

meyvesalatasi

Ve son olarak bir şahaser şeklinde Kadim Usta'm tarafından hazırlanan meyve buketi. Yazın sıcağında insanın içini serinleten güzellikte tazecik meyvelerle hazırlanmış harika bir lezzet ve sunum! Ellerine sağlık Usta!
Bu harika sofranının hazırlanmasında katkıları bulunan canım kardeşim Beyza'm, ailemizin ustası Kadim Usta'm ve başından beri dırdırımı dinleyen Hünerli Bayanım Müge ve pek tabii harika fotoğrafları bize kazandıran Hünerli Bayanın Beyefendisi, sizlere ne kadar teşekkür etsem az iyi ki varsınız! Ve canım kardeşim Ahmet'im iyi ki doğdun!

HOŞGELDİN RAMAZAN...

İşte geldim derken size bu güzel sofra ve lezzetli tatlarla merhaba demek istedim yeniden inşaAllah bereketiyle gelen Ramazan'la beraber güzel iftar sofralarında görüşmek üzere... Rabbim oruçlarınızı kabul eylesin bizleri orucu idrak edenlerden kılsın..


Siz ey imana ermiş olanlar! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı; ki Allah’a karşı sorumluluğunuzun bilincine varasınız.

Kaynak: Kur'an Mesajı / Meal Tefsir (Muhammed Esed) - 2. BAKARA Suresi / 183.Ayet

14 Temmuz 2008 Pazartesi

Tatildeyizzzzz :)

Bir önceki yazımda söylediğim gibi artık sıcaklar dayanılır gibi değil. Öyle koltuktan koltuğa geçmekte kafi gelmedi. Evin tüm serin bölgeleri ısındı. E biz de naptık aldık oğlumuzu düştük yollara..
Doğumdan beri alışık olmadığım şekilde evde olmanın ardından bu tatil bana epey iyi gelecek diye düşünüyorum.
Geri döndüğümde daha serin daha dinlenmiş ve daha canlı olarak kavuşmak dileğiyle efenim..
Haydi bakalım Yasemin Mutfakta'n çıktı artık Yasemin Tatil'deeeeeeeeeeeee.... :)

27 Haziran 2008 Cuma

Sıcak sıcak sıcakkkkkk!!



Allah'ım o kadar sıcak ki! Geçen senelerde iş yerinde olduğum ve genellikle gündüzlerimi klimalı ortamda geçirdiğim üzere pek anlamamışım sıcakları. Ama bu yazı evde geçireceğim üzere epey güzel hissediyorum!!! Oturduğum yerin çabuk ısınmasından dolayı durmadan yer değiştiriyorum salonda.. Sabırsızlıkla tatilin gelmesini beklemedeyim.. E haliyle oğluşumda bu sıcaklardan nasibini alıyor. Üzerinde sadece atletiyle durmasına rağmen özellikle beslenirken inanılmaz terliyor. Her gün banyoya sokuyorum sonra olabilecek en serin yere atıyorum. Yavrum sıcakta mayışıp gidiyor..
Geçen sene hamileliğimin başlarında sıcaklamalarım fazla olunca canım eşim klima almıştı salonumuza. Şimdi işe yaradı hakikaten ama oğlumu uzun süre klima ortamında tutamadığım için genellikle odayı soğutup o şekilde sokuyorum odaya.. Ama inanın oda ne kadar soğursa soğusun o kadar çabuk ısınıyor.. Klimayı icad edenlerden Allah razı olsun.. Ve bu sıcakta dışarda olmak zorunda olanlara Allah sabır versin diyorum!!!
Bu arada hazırda bekleyen bir dünya tarifim olmasına rağmen henüz yayınlayamıyorum.. Halim yoookk :) Hele biraz sıcaklara adapte olayım en kısa zamanda geri geleceğim.. Bu yazıyıda hani artık bezelyeden sıkıldıysanız size yakışıklı "Punkçu" oğlumu göstereyimde gözleriniz biraz bayram etsin diye yazdım..
Ayyyy sıccaaakkkkk......



9 Haziran 2008 Pazartesi

Zeytinyağlı Taze Bezelye

Zeytinyağlı Taze Bezelye by Yasemin Mutfakta
Biliyorum biliyorum gelecek tarifim aslında Zencefilli Muzlu Kek. O biraz daha bekleyecek. Sayfamı şöyle bir gezdimde ya ben uzun zamandır sürekli kek börek çörek tarifi vermişim. Nasıl bir mutfak bu ? Yani benim güzelim mutfağımda hiç mi başka birşey pişmiyor.. Demez mi insan :) Der der der.. Aslında hemen hemen hergün yemek yapıyorum evde Sencer paşam müsade ettiği sürece. Ama işte müsade kısmı yemeği hazırlamak için oluyor da fotoğrafını çekmek için olmuyor. E genellikle günlük yemek yaptığımdan ertesi güne kalmıyor ki fotoğrafını çekip yayınlıyayım. Hadi kaldı diyelim bu sefer de gün ışığında çekmek istiyorum fotoğrafları. insan gün ışığının güzelliğine alışınca hiç sevmiyorum flaşla çekilen fotoğrafları :) Bu güzel bezelyeyi gündüz paşam uyurken yaptım ve hemen fotoğrafladım.
Geçen haftalarda annemin zoruyla pazara gittim. İyi ki gitmişim. Bundan sonra marketten sebze almaya son. Yahu ne güzelmiş semt pazarları. Herşey taze herşey bol! Bundan sonra her Pazar pazardayım :) He he bizim semtin pazarı Pazar günleri kuruluyor da. Tam da adına uygun bir pazar oluyor. Bir de sizde farkettiniz mi bilmem ama pazardan alınan sebzeler nedense daha bereketli daha uzun ömürlü oluyor. Size üst üste pazardan aldığım sebzelerle yaptıklarımı anlatacağım. Öncelik benim favorim zeytinyağlım bezelyede! Hazır pazarlarda tazecik bezelyeler varken haydi bakalım sağlıklı bir yemek yapalım :)

Malzemeler
  • 1 kg bezelye (ayıklanmamış halde. İsterseniz 1 kutu konserve bezelye veya 1 paket dondurulmuş bezelyede kullanabilirsiniz. )
  • 2 adet orta boy havuç
  • 1 baş soğan
  • 1 kutu konserve doğranmış domates (pratik olsun diye aslında pazardan aldığım taze domateslerde vardı ama her anım değerli napiimmm :) )
  • tuz
  • zeytinyağ
  • maydanoz
  • kaynamış su
Yapılışı
  1. Bezelyeler bir güzel ayıklanır. Bu faslını hep çok sevmişimdir. O kadar mucizevi birşey ki şu bezelye. Ayıklanan bezelyeler bir güzel yıkanır ve süzülür. Bir kenara alınır. Eğer konserve bezelye kullanacaksanız suyunu süzün ve çeşmede suyun altından bir kaç kere geçirip yıkayın. Donmuş bezelye kullanacaksanız paketi buzluktan çıkarmanız yeterli.
  2. Soğanları ve havuçları küp küp doğrayın.
  3. Tencereye önce yaklaşık 2 yemek kaşığı isterseniz daha fazla zeytinyağ dökün. Soğanları ve havuçları ekleyin. Eğer taze veya dondurulmuş bezelye kullanacaksanız onlarıda soğan ve havuçla beraber ekleyin. Yok konserve kullanacaksanız o zaman önce soğan ve havucu kavurun. Havuçlar hafif yumuşayınca konserve bezelyeyi ekleyebilirsiniz.
  4. Taze domates kullanıyorsanız kabuklarını soyup küp küp doğrayın. En üste domatesleride ekleyip önce biraz sebzelerin kendi sularını salmalarını bekleyin. Dikkat edin dibi tutmasın :)
  5. Sebzeler kendi sularını saldıktan sonra sizde kafi miktarda kaynar su ekleyin. Burdaki kafi miktar aşağı yukarı 0,5 litre kadar olabilir. Yani sebzeler suyun içince yüzmemeli ama çok da kuru olmamalı. Bezelyeler yumuşayan kadar pişirin. Eğer konserve kullanacaksanız zaten bu sefer kontrolu havuçlar üzerinde yapın.
  6. Servis yapmadan önce taze maydanoz doğrayıp serpiştirin. İster soğuk ister sıcak servis yapabilirsiniz..
Afiyet olsun...

Dip Not: Bugün itibariyle Sencer paşam tam 4 aylık oldu :) Vay beeeee!

24 Mayıs 2008 Cumartesi

Yasemin Nerede :)

Nerdemiyim ? Efenim olmam gereken yer olan Mutfakta :) Efet şu anda saat 00:55 ve ben mutfak masasında oturmuş fırınımı izliyorum. Fırında ne mi pişiyor :) Tabii ki kurabiyeeee.. Yani bebek öncesi dönemde olduğum gibi gece yarısı kurabiye yapıyorum. Bi dak fırın daki çıkıooo..
Evet bi posta daha pişti şimdi diğer tepsiyi verdim fırına.. Sonra bu pişince diğeri.. Bu şekilde hamur bitene kadar devam :) Şimdi ne pişirdiğimi merak ettiniz di mi ? Böyle tepside 5 tane pişmesi gereken rengarenk birşey.. Efet harika bon bon kurabiyelerimden yapıyorum..
Şimdi efenim normalde bu tarz günlük vari yazılar yazmayan ben bir anda nedendir ilham perilerimin etkisiyle hadi bir postta tarifsiz olsun benden olsun dedim ve yazmaya başladım..
Oğluşumun banyosunu yaptırıp yatırdım. Bugün biraz gazdan biraz anne sevgisinden bi türlü derinlere dalıp uyuyamadı. Uyuduktan 15 dakika sonra o güzel sesiyle bana seslendi durdu. Gel beni kucağına al ya da gel beni besle diye :) Neyse ki sonunda uyudu kuzumda bende mutfağa girebildim.. Doktorumuzunda tavsiyesiyle artık oğlum kendi odasında uyumaya başladı. Yani bugün 3.gecesi. Ondan benim gecelerim sanki biraz daha tetikte geçiyor. Ay duyabilirmiyim ay ağlarda duyamazsam diye.. Ama olsun bu gecelerde geçer.. Şimdi emerken uyuyor, bakalım yavaş yavaş yatağında bırakıp kendiliğinden uyumasını sağlamak lazım. Ama daha erken ya o kadar da katı olamam şu anda :).

Bu arada son tepsi fırında.. Ay öyle güzel yayılıyorlar ki..
Şimdi bu saatte ne işin var kurabiye ile diyenlere söyleyeyim. Efenim yarın kısmetse "tükkan"da Fidan için güzel bir partimiz olacak.. Canım Burçin sağolsun beni de düşünmüş çağırmış. E tabii kambersiz düğün olur mu, olmazzz. :) Her zaman ki gibi bizim partiler imece usulünden bende elim boş gitmiyeyim dedim ve bu güzel kurabiyeleri yapmaya başladım.. Bu arada iki tanesi öyle güzel yuvarlak olmadı ben de mideye indirdim ohhh sefam olsun pek güzel olmuşlar..
Yaa bu saatte kurabiye yapmak güzel de ah şu mutfak dağılmasa ne olurdu.. E şimdi canım eşimde yardım edemez çoktan uykuya geçti.. Napalım iş başa düştü gene. Ay acaba şöyle düzgün kenara yığsamda yarın mı toplasam sabahtan.. Ufff amann neyse bu tepsi pişsin bon bonlarımı dizeyim düşünürüz.. Bırak dağınık kalsın modumdayım sanki. Ama bu da benim titiz manyak hasta kişiliğime uymaz..
Biiippp efet duydunuz fırının sesini.. Bu da pişti fırını kapattım. Bon bonlar dizildi. Kurabiyeler soğumak üzere yerlerini aldılar. Biraz soğusunlar paketleyeyim yatayım en güzeli. Şimdi bana uyku lazım. Hem sonra sütümün kalitesi bozulmasın dimi... Bu arada saat 01:21.. Bu kadar gevezelik yeter...
İyi gecellerrr...


Blog Widget by LinkWithin