1 Mayıs 2011 Pazar

Domatesli Kabaklı Spagetti

Domatesli Kabaklı Spagetti

Tembel bir Pazar günün akşamında tembel bir yemek pişti ocakta. Üstelik bizzat kendim bile pişirmedim. Canım kardeşim Ahmet'im pişirdi. Bu hafta sonu nedense üzerimde bir ağırlık vardı. Parmağımı dahi kıpırdatmak istemedim hiç. Öyle oturdum tembel kutu karşısında o kanal senin bu kanal benim. Arada bide kitap okudum. Falan filan işte..

Domatesli Kabaklı Spagetti

Ahmet çok sever yemek yapmayı. Tüm aile bireylerimde olduğu gibi haliyle yemek yemeyi de.. Şimdi evlilik arifesinde olunca daha bir sardı mutfağa. Hatta kütüphanesine yemek kitapları bile eklemeye başladı. Ben tembellikten hazır birşeyler söylemeye yeltendiğimde "Hadi ama ablaa bir makarna yaparız birde tavuklu bişiler.. Ne gerek şimdi dışardan hazır şeyler getirtmeyee.." diye gaza getirdi beni. "Tamam, ama senin usül olur bu makarna ben hiç karışmam" desemde haliyle karışmadan duramadım. Netice de çok lezzetli birşeyler çıktı ortaya. En azından paramız cebimizde kaldı, ee mutfağa girmekte iyi geldi.. Sonuçta koca tencere, paşanın bile iki tabak yediğini düşünürsek, bir çırpıda bitti gitti..

Malzemeler
  • 1 paket spagetti
  • 1 adet konserve doğranmış domates (mevsiminde taze domates ile yapılırsa çok daha güzel olur )
  • Zeytinyağ
  • 1 adet yeşil kabak (Tavla zarı gibi küçük küpler halinde doğranmış)
  • 1 tatlı kaşığı kuru fesleğen (taze fesleğen elbette daha iyi)
  • 2-3 dal taze nane (ince kıyılmış)
  • 5 diş sarımsak (küçük doğranmış)
  • tuz-karabiber
  • kaynar su (makarna haşlamak için)
Yapılışı
  1. Derin bir tencereye kaynar su konulur. İçine bol miktarda tuz ilave edilir. (Unutmayın makarna tuzu sadece haşlanma sırasında çeker. O nedenle makarnanın haşlama suyuna tuz eklerken cimri olmayın. Klasik olarak haşlarken bir miktarda yağ koyarlar suya. Ama ben tavsiye etmiyorum. Haşlama suyuna eklenen yağ makarnaların çevresini sarıp sosu çekmesine engel oluyor. Eğer makarna markanıza güveniyorsanız, haşlarken yapışmayacağını biliyorsanız, kesinlikle yağ eklemeyin. ) Kaynayan suya spagettiler kırılmadan ilave edilir. Paketin üzerinde yazan haşlama süresine dikkat edilerek, dişe dokunur kıvamda, haşlanır. (Aşağı yukarı 5-6 dakika)
  2. Rondoya konserve domates, sarımsak, tuz ve karabiber, bir miktar zeytinyağ konulup iyice püre haline gelene kadar çekilir.
  3. Bir tavaya az miktar (2 yemek kaşığı kadar) zeytinyağ konulur. Ateşte biraz kızdırılır. Küp doğranan kabaklar yağa ilave edilip, yumuşayana kadar kavrulur.
  4. Püre haline getirilen domatesli karışım kabaklara ilave edilip birlikte sos biraz koyulaşana kadar pişirilir.
  5. Makarnanın haşlama suyundan yaklaşık 3 kepçe kadar sosa ilave edilip makarna süzülür. (Süzülen makarnayı kesinlikle soğuk sudan geçirmeyin. Sadece fazla suyunu süzün ve tencereye geri alın.)
  6. Tencereye makarnanın sosuda ilave edilir. Fesleğen ve taze nanede eklenir. Birlikte 1-2 dakika pişirilir. Bu arada 1 yemek kaşığı kadar zeytinyağ daha eklenir. Mutlaka sıcak olarak servis edip hemen tüketin. Makarnanın en güzeli pişer pişmez yenilenidir..
Afiyet olsun..

29 Nisan 2011 Cuma

Özel Pastam Atölyesi House Beautiful Dergisinde

House Beutiful Mayıs 2011

Selin'le çok güzel bir olayda tanıştık. Haliyle hemen kaynaştık :) Zaten O'nunla kaynaşmamak mümkün değil. Nasıl candan nasıl sıcak bir insan.. İlk tanıştığımız mekanda bir saatlik çekim muhabbetle iki saati buldu..

Muhabbetin ardından benim atölyeyi duyunca hemen birlikte bişeyler yapalım dedi.. Ay nasıl heyecan bastı beni anlatamam.. Hani az biraz tecrübem var Lezzet, Leziz ve UzmanTv den. Ama gel görki bunların hepsi tarif hazırlarsın onu çekerler.. Şimdi mekanın çekilecek olması beni telaşlandırdı. Atölyeyi evirip çevirip toplasam mı olduğu gibimi bıraksam karar veremedim. Selin en güzelinin kullanıldığı hali olduğunu söyleyince derin bi nefes aldım..

E malum çekim alanı az olunca muhabbete daha çok vakit kaldı :) Geldi çaylar gitti börekler şeklinde çook keyifli bir kaç saat geçirdik. Ve işte karşınızda Özel Pastam atölyesinden bir kaç kare..

Teşekkürler House Beautiful, teşekkürler Selin :)


25 Nisan 2011 Pazartesi

Hoşgelesin Aras

Bahanem

Nasıl da güzel geçen bir gündü.. Aslında epey oldu bu güzel partiyi kutlayalı. Ama gel görki yazamadım bir türlü.. Ancak yazmadan da duramazdım. Aras bebeğimiz doğmadan yayına sokayım da bari sonunda da olsa yakalayayım istedim. Eli kulağında bebeğimizin, valla bugün yarın alırız haberini :)
Evet efendiimmm.. Canım Bahanem'in ilk hamile olduğu haberini alanlardan biriyim ben. Bir bayram hediyesi olarak uçtu geldi bu güzel sürpriz bana.. Ne kadar sevindim tahmin edersiniz. İşte bu müjdeli haberin son günlerindeyiz şu günlerde.. Ve hamiş Bahanem'in hoşgelesin partisini yine bizim güzel blog dostlarıyla beraber kutladık..

Süslü süslü süslü

Çok sevimli ama bir okadar sade ve şık şekilde hazırlanmıştı Bahanem bugüne.. Mavi beyaz konsepte, sevimli küçük detaylar eklemiş, üstünede tüm sevgisini ve sevimliliğini katmıştı. En çokta hazırladığı hamile elbisesi peçetelere vuruldum ben. Hatta kullanmaya kıyamadığımda n aldım peçeteyi koynuma yerleştirdim. Bir çok fotoğrafta o şekilde poz vermişim ne kadar çok güldüm halime :) Sandalyelerdeki ponponları, masadaki minik hediye kutularını ve çiçekteki detaylarıyla nasılda özenmiş hamiş Bahanem.. Aras bebek bak gör annen senin için neler yapmış , ona göreeee....

Bahanemin Lezzetleri

Üstelik sadece süsleme detaylarıyla değil farklı lezzetleriyle de mest etti bizi Bahanem. Kıyır kıyır çörek otlu kurabiyeleri hiçbir pastaneyi aratmadı aksine hepsini ağlattı.. Hele ki Aras'ın ismini oluşturan kurabiyelerin sevimliliği.. İtiraf ediyorum sırf ağaçtaki dekoratif görüntüsü bozulmasın diye bir tane bile yemedim ben ondan.. Ancaakk Ispanaklı Terin'i, her ne kadar servis ederken Ajanımla zorlansakta, yerken hiç zorlanmadık. Sanırım en az 3 dilim sadece terin yedim.. Büfemiz her toplanmamızda olduğu gibi yine imece usülü ama bu sefer hamişlerin yoğun tuzlu isteğiyle boooool tuzlu çeşidiyle donatıldı..

Tuzlular

Ada meze ve actifry patates yine Bahanemin ellerinden.. Kuru üzümlü lahana salatası (tamam bundan da 2 tabak yediim.. ) Selen'imden, sofralarımızın olmazsa olması kısır (can arkadaşım Mügeeccciimmmin kulaklarını gene çok çınlattık...) Pınar'ımdan, Fadime'min klasiği haline gelen en az beş dene hüplettiğim zeytinyağlı sarma, veee her zaman ki gibi farkını farkettiren Münevver Ablam'dan arnavut böreği.. Allahımmmmmmmmmm!

Tatlılar

Tatlı büfesindeyse çeşitlerin azlığı sizi şaşırtmasın. Her biri kendi kulvarında on numara lezzetlerdi ve üçer beşer yedişer tüketildiler :) Prensesimiz Neslihan'ım çok hafif ve kıtır bir lezzet olan limonlu bar ile içimizi ferahlatırken, benim için krem karamel dünyasına bambaşka bir bakış getiren sevimli kavanozlar Ajanım'dan geldi.. Bende paşamın doğumgününde aynı şekilde kavanozlarda hazırlamıştım krem karamellerimi ama ajanımınkiler de ayrı bir güzellik vardı sankii... Üşenmeyipte her birini mini mini kumaşlar ve süslerle bezediğinden olsa gerek..

Aras Bebeğin Pastası

Ve elbette Bahanem'in shower pastası Özel Pastam'dan yine O'nun özel isteğiyle çikolatakolik lezzetinde.. İçinde çikolata kaplı antep fıstığı drajeleriyle.. Booool çikolatalı boooool lezzetli :) Aynennn Bahanem'in sevdiği gibii...

Canım Mügem, bahanem, o gülen yüzün o rahat halin candan ve içten tavırların aynen geçsin Aras bebeğe de. O da senin gibi sıcak, senin gibi dobra olsun. Elinin marifeti, lezzetiyle tatlansın Aras bebek.. Sağlıkla sıhhatle kucağına almak nasip olsun.. Rabbim O'nu sana, Seni O'na bağışlasın! Yar ve yardımcın olsun...




Not: Her zaman ki gibi fotoğraflar sevgili Pınar'ımdan! Tüm telif hakları O'nun... Ah Pınarım sen de olmasan :)

20 Nisan 2011 Çarşamba

Çilekli Rulo Pasta

Çilekli Rulo Pasta

Bir varmış bir yokmuş..

Vaktin birinde bir Yasemin varmış, bunun birde yazmaktan çok keyif aldığı bir blogu varmış. Gel zaman git zaman bu Yasemin'in en sevdiği hobisi elinden alınmış. Önce fotoğraf makinesi arızalanmış haliyle yaptığı lezzetleri fotoğraflayamaz olmuş.. Bu sıkıntılı günlerinde ona bir çok minik cin yardım etmişte azda olsa makinesizliğini telafi ettirmiş.. Ama bu yinede mutfaktaki güzellikleri görsellemeye yetmez olmuş. Nihayet bir peri anne sayesinde yeni bir makine sipariş edilmiş.

Çilekli Rulo Pasta

Heyecanla yeni makinenin gelmesini bekleyen Yasemin çalan telefonla hüsranın büyüğünü yaşamış. Kötü kalpli cadı meğer azimle Yasemin'in geri dönmesini istememekteymiş.. Ve nasıl olduysa yeni makine kötü cadının zebanileri tarafından valizden çalınmış.. Günlerce göz yaşı dökmüş Yasemin.. İçi sıkıntıdan dışı sinirinde ağlamış ağlamış ağlamış.. Göz yaşları sel olmuş akmış.. Dere tepe düz gitmiş dağları tepeleri aşmış.. Sonunda çin seddi yakınlarında bir prense denk gelmiş. Bu yaşların gürül gürül çağlayışına dayanamayan prens yurda dönerken küçük bir kutu hediye ile dönmüş..

Çilekli Rulo Pasta

Hediyesiyle birlikte bloguna kavuşan Yasemin hemen mutfağa geçmiş. Hiç kırılmayan pandispanyasının arasına nefis limonlu kremasını sürüp, tazecik çilekleri boool miktarda serpiştirmiş.. Ve en lezzetlisinden bir çilekli rulo pasta yapmış..

Çilekli Rulo Pasta

Onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine. Gökten üç elma düşmüş biri bloguna kavuşmanın heyecanıyla masallar düzen Yasemin'e, biri pastayı keyifle yiyen paşa ve ahalisine , biri de bu masalı okuyup etrafına anlatan sizlere..

Çilekli Rulo Pasta

Malzemeler

Pandispanyası için
  • 5 yumurta
  • 1 türk kahvesi fincanı toz şeker
  • 4 yemek kaşığı un
  • 1 tatlı kaşığı kabartma tozu
  • 1 paket vanilin
İç Kreması için
  • 2,5 su bardağı süt
  • 2 çay bardağı toz şeker
  • 1 çay bardağı un
  • 4 tatlı kaşığı mısır nişastası
  • 1 adet limonun kabuğunun rendesi
  • 1 paket vanilya
  • Arzu ettiğiniz kadar taze çilek
Dış kreması için
  • 1 paket toz krem şanti
  • 1 türk kahvesi fincanı süt

Yapılışı

Krema (Önce kremayı hazırlayın ki kek soğur soğumaz üzerine süreceğiz.)
  1. Bir tencereye kremanın limon kabuğu rendesi ve vanilya dışında tüm malzemeyi ekleyin.
  2. Yüksek ateşte sürekli çırpma teli ile karıştırarak kaynayıp göz göz olana kadar pişirin.
  3. Göz göz olmaya başladığında ocağın altını kapatın. Derin bir kaseye boşaltın.
  4. Vanilya ve limon kabuğunu ilave edip mikserle 2-3 dakika çırpın. Üzerini streç filmle (kremanın üzerine yapışacak şekilde) kapatın. Soğumaya bırakın.
Pandispanya
  1. Fırını alt-üst konumda (asla turbo olmayacak) 200 derecede ısıtın.
  2. Fırın tepsisini yağlayın. Üzerine tabanı kaplayacak kadar yağlı kağıt serin. Yağlı kağıdın üzerinden bir kere daha yağlayın ve un serpiştirin. (standard boy fırın tepsisine göre, ankastre veya solo modellerin tepsilerine uygun.)
  3. Yumurtaların beyazlarını ve sarılarını ayırın. Her ikisinide ayrı ayrı mutlaka çelik veya cam kaseye alın.
  4. Yumurtanın sarılarını şekerin üçte biri ile iyice köpürüp kabarana kadar mikserle çırpın. İçine vanilyayıda ilave edip çırpmaya devam edin.
  5. Ayrı bir yerde un ve kabartma tozunu birlikte en az iki kere eleyin. Unlu karışımı yumurtanın sarılarına ilave edip mikserle çırpın. Ama çok çırpmadan sadece kuru malzemenin karışmasını sağlayın.
  6. Yumurtanın aklarını temiz, yağsız ve kuru, cam veya çelik ama en güzeli bakır bir kasede bir çimdik tuz ile kabarana kadar çırpın. Kalan şekeri kabaran yumurta aklarına ilave edip parlak tepecikler oluşturana kadar çırpmaya devam edin.
  7. Yumurta aklarını sarılarına bir spatula yardımıyla akların havasını söndürmemeye özen göstererek karıştırın. Bu aşama çok önemli onun için yavaş hareket edin. Spatulanızı hep aynı yönde karışımın çevresinden alarak karıştırın. Yani asla doğrudan karışımın göbeğine spatulayı batırmayın.
  8. Karışımı hazırladığınız tepsiye dökün ve spatula ile her yerine yayın. Tepsiyi tezgahtan 2-3 cm yukarı kaldırıp bırakın. Bu işlemi bir iki kere tekrarlayın. Böylece kekin yüzeyi düzelip içindeki fazla hava kabarcıkları çıkacaktır.
  9. Isınmış fırına sürün. Yüksek ısıdaki fırına süreceğiniz için ve kek ince olduğu için çok kısa zamanda pişecektir. En fazla 10 dakika diyebilirim. Fazla pişmemesi gerekiyor. O zaman kenarları kuruyup kırılma yapabilir ve rulo yaparkende çatlayabilir. Onun için fırından gözünüzü ayırmayın. Kek kenarlardan toplanmaya başladıysa pişmiş demektir.
Pastanın biraraya getirilmesi
  1. Kek fırından çıktığı andan itibaren soğumaya başlar. En fazla 5 dakika içinde soğumuş olacaktır. Tezgaha genişçe yağlı kağıt serin. Üzerine bir süzgeçle pudra şekeri ve kakao serpin. Soğuyan keki bu yağlı kağıt üzerine ters çevirin. Burda dikkat edilmesi gereken eğer kekin kenarları fazla pişmişse kıtır kıtır olmuştur. O kıtırları tırtıklı bir ekmek bıçağıyla kesin ki rulo yaparken keki zorlamasınlar.
  2. Ters çevirdiğiniz kekin üzerine kremananın tamamını boşaltın. Bir bıçak veya uzun bir spatula yardımıyla kremayı tüm kek yayın.
  3. Küçük küpler halinde toğradığınız çilek parçalarını kremanın üzerine dağıtın.
  4. Alttaki yağlı kağıt yardımıyla olabildiğince sıkı bir şekilde rulo yapın. En son yağlı kağıt ile pastayı paket yapın. Bir şeker gibi yanlarından büzün ve buzdolabına kaldırın. En az 5-6 saat buzdolabında dinlendirin.
  5. Süslemek için dinlenen pastayı buzdolabından çıkarın.
  6. Üzerine hazırladığınız krem şantiyi bir bıçakla sürün. Arzunuza göre taze çileklerle süsleyin veya sade bırakın..

Afiyet olsun...

Paşanın Pasta Keyfi

7 Mart 2011 Pazartesi

Yasaklanma ve Kınama...

BLOGUMA DOKUNMA!

İnsan önce kendini bilmeli.. Önce hatayı kendinde aramalı. Attığı her adımda acaba bu hareketim nerelere dokunur, birilerinin hakkına girermiyim demeli..

Birilerinin bir servet değerinde telif ödediği, onun dışında milyonlarca aboneninde bu yatırıma karşılık yine para ödeyerek kendi paylarına düşeni aldığı, yani bu kadar çok kişinin hakkı varken babasının malı gibi yayın yapan bir takım densizlerin yüzünden bu ve benzeri bir çok emekçinin bloguna erişim engellenmiş durumda..

Zaten toprak altında haspel kader yaşayan iletişim ağlarımızın bir veya birkaç siteyi engelleme telknolojisinden bir haber oluşu da cabası..

Ee birde blogger'in bağıra bağıra "Şikayet et" butonuna tıklanmasına ve hak aranmasına rağmen kayıtsız kalışı..

vs vs vs..

Bu yazıyı yazmamak için çok dirensemde içimdeki haykırışı daha fazla susturamadım.

Sayfalarımıza girmeye her çalıştığımızda sanki +18 siteler gibi ya da kaçakçılık yapan siteler gibi, ya da hakaret eden halkın birliğini bütünlüğünü bozan bir çok ahlaksız siteler gibi, ki o siteler bile yasak değil!, "YASAKLANMIŞTIR..." ibaresini görmek bizim değil blogumuza şahsımıza yapılan büyük bir HAKARETTİR!

Sırayla bu tarz densiz blogları engellemediği için Google'ı, hala eski püskü yırtık pırtık alt yapıyla kendini bişey zanneden teknoloji fakiri internet sağlayıcıları, ama hepsinden öte bu tarz HAKSIZ YAYIN YAPAN SÖZDE BLOGCULARI esefle ama çook büyük esefle KI-NI-YO-RUM..
Blog Widget by LinkWithin