27 Haziran 2008 Cuma

Sıcak sıcak sıcakkkkkk!!



Allah'ım o kadar sıcak ki! Geçen senelerde iş yerinde olduğum ve genellikle gündüzlerimi klimalı ortamda geçirdiğim üzere pek anlamamışım sıcakları. Ama bu yazı evde geçireceğim üzere epey güzel hissediyorum!!! Oturduğum yerin çabuk ısınmasından dolayı durmadan yer değiştiriyorum salonda.. Sabırsızlıkla tatilin gelmesini beklemedeyim.. E haliyle oğluşumda bu sıcaklardan nasibini alıyor. Üzerinde sadece atletiyle durmasına rağmen özellikle beslenirken inanılmaz terliyor. Her gün banyoya sokuyorum sonra olabilecek en serin yere atıyorum. Yavrum sıcakta mayışıp gidiyor..
Geçen sene hamileliğimin başlarında sıcaklamalarım fazla olunca canım eşim klima almıştı salonumuza. Şimdi işe yaradı hakikaten ama oğlumu uzun süre klima ortamında tutamadığım için genellikle odayı soğutup o şekilde sokuyorum odaya.. Ama inanın oda ne kadar soğursa soğusun o kadar çabuk ısınıyor.. Klimayı icad edenlerden Allah razı olsun.. Ve bu sıcakta dışarda olmak zorunda olanlara Allah sabır versin diyorum!!!
Bu arada hazırda bekleyen bir dünya tarifim olmasına rağmen henüz yayınlayamıyorum.. Halim yoookk :) Hele biraz sıcaklara adapte olayım en kısa zamanda geri geleceğim.. Bu yazıyıda hani artık bezelyeden sıkıldıysanız size yakışıklı "Punkçu" oğlumu göstereyimde gözleriniz biraz bayram etsin diye yazdım..
Ayyyy sıccaaakkkkk......



9 Haziran 2008 Pazartesi

Zeytinyağlı Taze Bezelye

Zeytinyağlı Taze Bezelye by Yasemin Mutfakta
Biliyorum biliyorum gelecek tarifim aslında Zencefilli Muzlu Kek. O biraz daha bekleyecek. Sayfamı şöyle bir gezdimde ya ben uzun zamandır sürekli kek börek çörek tarifi vermişim. Nasıl bir mutfak bu ? Yani benim güzelim mutfağımda hiç mi başka birşey pişmiyor.. Demez mi insan :) Der der der.. Aslında hemen hemen hergün yemek yapıyorum evde Sencer paşam müsade ettiği sürece. Ama işte müsade kısmı yemeği hazırlamak için oluyor da fotoğrafını çekmek için olmuyor. E genellikle günlük yemek yaptığımdan ertesi güne kalmıyor ki fotoğrafını çekip yayınlıyayım. Hadi kaldı diyelim bu sefer de gün ışığında çekmek istiyorum fotoğrafları. insan gün ışığının güzelliğine alışınca hiç sevmiyorum flaşla çekilen fotoğrafları :) Bu güzel bezelyeyi gündüz paşam uyurken yaptım ve hemen fotoğrafladım.
Geçen haftalarda annemin zoruyla pazara gittim. İyi ki gitmişim. Bundan sonra marketten sebze almaya son. Yahu ne güzelmiş semt pazarları. Herşey taze herşey bol! Bundan sonra her Pazar pazardayım :) He he bizim semtin pazarı Pazar günleri kuruluyor da. Tam da adına uygun bir pazar oluyor. Bir de sizde farkettiniz mi bilmem ama pazardan alınan sebzeler nedense daha bereketli daha uzun ömürlü oluyor. Size üst üste pazardan aldığım sebzelerle yaptıklarımı anlatacağım. Öncelik benim favorim zeytinyağlım bezelyede! Hazır pazarlarda tazecik bezelyeler varken haydi bakalım sağlıklı bir yemek yapalım :)

Malzemeler
  • 1 kg bezelye (ayıklanmamış halde. İsterseniz 1 kutu konserve bezelye veya 1 paket dondurulmuş bezelyede kullanabilirsiniz. )
  • 2 adet orta boy havuç
  • 1 baş soğan
  • 1 kutu konserve doğranmış domates (pratik olsun diye aslında pazardan aldığım taze domateslerde vardı ama her anım değerli napiimmm :) )
  • tuz
  • zeytinyağ
  • maydanoz
  • kaynamış su
Yapılışı
  1. Bezelyeler bir güzel ayıklanır. Bu faslını hep çok sevmişimdir. O kadar mucizevi birşey ki şu bezelye. Ayıklanan bezelyeler bir güzel yıkanır ve süzülür. Bir kenara alınır. Eğer konserve bezelye kullanacaksanız suyunu süzün ve çeşmede suyun altından bir kaç kere geçirip yıkayın. Donmuş bezelye kullanacaksanız paketi buzluktan çıkarmanız yeterli.
  2. Soğanları ve havuçları küp küp doğrayın.
  3. Tencereye önce yaklaşık 2 yemek kaşığı isterseniz daha fazla zeytinyağ dökün. Soğanları ve havuçları ekleyin. Eğer taze veya dondurulmuş bezelye kullanacaksanız onlarıda soğan ve havuçla beraber ekleyin. Yok konserve kullanacaksanız o zaman önce soğan ve havucu kavurun. Havuçlar hafif yumuşayınca konserve bezelyeyi ekleyebilirsiniz.
  4. Taze domates kullanıyorsanız kabuklarını soyup küp küp doğrayın. En üste domatesleride ekleyip önce biraz sebzelerin kendi sularını salmalarını bekleyin. Dikkat edin dibi tutmasın :)
  5. Sebzeler kendi sularını saldıktan sonra sizde kafi miktarda kaynar su ekleyin. Burdaki kafi miktar aşağı yukarı 0,5 litre kadar olabilir. Yani sebzeler suyun içince yüzmemeli ama çok da kuru olmamalı. Bezelyeler yumuşayan kadar pişirin. Eğer konserve kullanacaksanız zaten bu sefer kontrolu havuçlar üzerinde yapın.
  6. Servis yapmadan önce taze maydanoz doğrayıp serpiştirin. İster soğuk ister sıcak servis yapabilirsiniz..
Afiyet olsun...

Dip Not: Bugün itibariyle Sencer paşam tam 4 aylık oldu :) Vay beeeee!

24 Mayıs 2008 Cumartesi

Yasemin Nerede :)

Nerdemiyim ? Efenim olmam gereken yer olan Mutfakta :) Efet şu anda saat 00:55 ve ben mutfak masasında oturmuş fırınımı izliyorum. Fırında ne mi pişiyor :) Tabii ki kurabiyeeee.. Yani bebek öncesi dönemde olduğum gibi gece yarısı kurabiye yapıyorum. Bi dak fırın daki çıkıooo..
Evet bi posta daha pişti şimdi diğer tepsiyi verdim fırına.. Sonra bu pişince diğeri.. Bu şekilde hamur bitene kadar devam :) Şimdi ne pişirdiğimi merak ettiniz di mi ? Böyle tepside 5 tane pişmesi gereken rengarenk birşey.. Efet harika bon bon kurabiyelerimden yapıyorum..
Şimdi efenim normalde bu tarz günlük vari yazılar yazmayan ben bir anda nedendir ilham perilerimin etkisiyle hadi bir postta tarifsiz olsun benden olsun dedim ve yazmaya başladım..
Oğluşumun banyosunu yaptırıp yatırdım. Bugün biraz gazdan biraz anne sevgisinden bi türlü derinlere dalıp uyuyamadı. Uyuduktan 15 dakika sonra o güzel sesiyle bana seslendi durdu. Gel beni kucağına al ya da gel beni besle diye :) Neyse ki sonunda uyudu kuzumda bende mutfağa girebildim.. Doktorumuzunda tavsiyesiyle artık oğlum kendi odasında uyumaya başladı. Yani bugün 3.gecesi. Ondan benim gecelerim sanki biraz daha tetikte geçiyor. Ay duyabilirmiyim ay ağlarda duyamazsam diye.. Ama olsun bu gecelerde geçer.. Şimdi emerken uyuyor, bakalım yavaş yavaş yatağında bırakıp kendiliğinden uyumasını sağlamak lazım. Ama daha erken ya o kadar da katı olamam şu anda :).

Bu arada son tepsi fırında.. Ay öyle güzel yayılıyorlar ki..
Şimdi bu saatte ne işin var kurabiye ile diyenlere söyleyeyim. Efenim yarın kısmetse "tükkan"da Fidan için güzel bir partimiz olacak.. Canım Burçin sağolsun beni de düşünmüş çağırmış. E tabii kambersiz düğün olur mu, olmazzz. :) Her zaman ki gibi bizim partiler imece usulünden bende elim boş gitmiyeyim dedim ve bu güzel kurabiyeleri yapmaya başladım.. Bu arada iki tanesi öyle güzel yuvarlak olmadı ben de mideye indirdim ohhh sefam olsun pek güzel olmuşlar..
Yaa bu saatte kurabiye yapmak güzel de ah şu mutfak dağılmasa ne olurdu.. E şimdi canım eşimde yardım edemez çoktan uykuya geçti.. Napalım iş başa düştü gene. Ay acaba şöyle düzgün kenara yığsamda yarın mı toplasam sabahtan.. Ufff amann neyse bu tepsi pişsin bon bonlarımı dizeyim düşünürüz.. Bırak dağınık kalsın modumdayım sanki. Ama bu da benim titiz manyak hasta kişiliğime uymaz..
Biiippp efet duydunuz fırının sesini.. Bu da pişti fırını kapattım. Bon bonlar dizildi. Kurabiyeler soğumak üzere yerlerini aldılar. Biraz soğusunlar paketleyeyim yatayım en güzeli. Şimdi bana uyku lazım. Hem sonra sütümün kalitesi bozulmasın dimi... Bu arada saat 01:21.. Bu kadar gevezelik yeter...
İyi gecellerrr...


16 Mayıs 2008 Cuma

Kahve, Kitap ve Çikolata Keyfi

KAHVE-KÝTAP VE ÇÝKOLATA KEYFÝGeldik gene güzel bir hediye etkinliğinin daha sonuna :)
YE etkinliği, Yaman etkinlikleri bir kenara ben bu hediye etkinliklerini pek bi seviyorum. Her seferinde harika hediyeler alıyorum çünkü. Bu seferde çok güzel hediyelerle sevindim. Yeniden bu etkinliğin öncüsü olan Sevda'ya ve azimle yeni hediye etkinlikleri ekleyen Burçak'a kucak dolusu sevgiler! Yani sayenizde hem kütüphanem genişliyor hemde kahve stoğum :)
Bu etkinlik için bana çıkan arkadaşıma hediyelerini epey geç gönderdim. Genelde bu konuda hassas biriyim ama bu sefer Sencer paşadan pek fırsat bulupta dışarı çıkamadım. Aman olsun geç olsun güç olmasın :) Hediye gönderdiğim arkadaşım umarım hediyelerini beğenirsin. Şimdi kim olduğunu söyleyemem çünkü eline geçip geçmediğinden emin değilim süpriz bozulmasın ;)
Gelelim bana gelen hediyelere... Efenim daha önceden hiç uğramadığım bir blogdan gelmiş bana hediyeler. Kendiside söylüyor mektubunda zaten sana yorum bırakmasamda sıkı takipçinim diye. E madem sıkı takipçim benimde O'na iadeyi ziyaret etmem lazım. Bu etkinlik sayesinde bende sitesini keşfettim. Ama baktımki epey gecikmiş güncellemekte. Ama bahanesi gayet tatmin edici :) Sevgili Elif ikinci bebişinin yolunu gözlemekte! Rabbim hayırlı zamanda kavuştursun!


İşte Elif'ten gelen güzel hediyelerim. Etkinlik dışında birde anneler günümü düşünmüş ve bana mis gibi kokan türk kahvesini içebilmem için kibar ve sade türk kahvesi fincanları göndermiş. Çok güzeller! Gerçi emzirdiğim için henüz kahve ile barışmadım ama yinede arada bir fincan kaçamaktan birşey olmaz ;) Hem bu fincanlarıda ıslatmak lazım dimi :)
Kahveyi ve o güzel bademli çikolataları çok sevimli bir kutuya koymuş canım Elif. Özenmiş bezenmiş yani çok hoşuma gitti. Son olarakda bence etkinliğin en önemli bölümü olan Kitap! Canan Tan'dan Piraye'yi seçmiş benim için. Aslında bu tip romanlar pek tarzım olmasada yinede severek okuyacağım hem bakarsın tarzımı değiştirmemde faydası olur :)
Kısacası; Elif'cim hediyelerini çok beğendim! Hepsi için çok çok teşekkürler!!!!

Efenim bir güncelleme yapalım :) Sevgili Fidan hediyelerimi almış ve çok beğenmiş. Sitesinde de yayınlamış! Amanda aman pek sevindim :) Güle güle iyi günlerde kullan canım :D

5 Mayıs 2008 Pazartesi

Kahveli Krem Karamel

Kahveli Krem Karamel by Yasemin Mutfakta
Krem karamel dünyamın tamamen değiştiğini itiraf etmeliyim. Küçükken hiç sevmediğim tatlıyı zamanla sevmiştim. Ama şimdi aşık oldum denilebilir. Bir lezzetin içine kahve girince onun lezzetine lezzet katıldığını hep söylerim işte bu da bunun en büyük kanıtı. İnsanı krem karamelde rahatsız eden en önemli unsur genellikle yumurta kokusu ve tadı oluyor. Kahve bu koku ve tadı o kadar güzel bastırıyor ki apayrı bir lezzet oluyor. Yani şurda yazarken bile ağzımın sularını toparlıyamıyorum.. Eşim, annem bu lezzetin fanatiklerinden. Biz oğlana bakarız sen yeterki bize krem karamel yap diyorlar :))) He he :)) Neyse sanırım biraz ifade edebildim tadını artık bundan sonrasını denemek size kalmış. Tarif bu aralar en favori kitabım "Dünyanın En Güzel Tatlıları" kitabından.

Malzemeler
  • 2,5 su bardağı (600 ml) süt
  • 3 yemek kaşığı (45 gr) toz hazır kahve (Ben starbucks ethiopia sidamo bold kullandım)
  • 1/4 su bardağı (50 gr) toz şeker
  • 4 yumurta
  • 4 yumurta sarısı (kalan beyazlarla harika bezeler hazırladım onlarda gelecek ;))
karamel sos için
  • 3/4 su bardağı (150 gr) toz şeker
  • 4 yemek kaşığı (60 ml) su
Yapılışı
  1. Öncelikle sufle kaplarınızı hazırlayın. 6 tane kap yeterli oluyor. Çok kalın olmayan ince krem karameller oluşturmak isterseniz büyük sufle kapları daha kalın küçük krem karameller içinse küçük kaplar kullanabilirsiniz. Ya da porsiyon olarak değil geniş bir borcamda büyük bir pasta gibide hazırlayabilirsiniz.
  2. Karamel sosunu hazırlamak için bir sos tenceresinde şeker ve suyu koyun. Hiç karıştırmadan şekerin erimesini bekleyin. Şeker tamamen eriyince biraz karıştırıp şekerin karamelize olmasını sağlayın. Dikkat edin şeker çabuk yanar. O yüzden tencerenin başından ayrılmayın. Şeker renk değiştirince karamelleşmiş demektir. Hemen ocaktan alıp kaplarınıza paylaştırın. Kaplara değer değmez şeker soğuyup katılaşır onun için bu işlemi hızlı yapmanızda fayda var. Dikkat edin ısınmış şeker çok yanıcıdır.
  3. Kremi hazırlamak için önce bir sos tenceresinde sütü ısıtın. Kaynamaya başlayınca içine kahveyi ilave edin. Beş dakika kahvenin iyice karışmasını bekleyin. Kahveli sütü süzerek başka bir kaba aktarın.
  4. Şeker, yumurta ve yumurta sarılarını iyice çırpın. Kahveli sütüde karışıma ilave edip çırpmaya devam edin. Şimdi burda çok önemli bir uyarı. Tüm karışım çırpıldıktan sonra inanılmaz derece köpürüyor. Eğer kitapta dediği gibi hemen kalıplara dökerseniz döktüğünüz sadece köpük oluyor. Ben ilk yaptığımda o hataya düştüm :) Onun için karışımı hazırladıktan sonra bir süre dinlenmeye bırakın. Bu sırada dağılan mutfağı toplayabilirsiniz mesela :) Aşağı yukarı 10-15 dakika sürüyor köpüğün toparlanması.
  5. Karışımı beklettikten sonra üzerinde bir miktar köpük kalıyor. Onu kaşıkla alıp atabilirsiniz. Sıvı haldeki karışımı kalıplara boşaltın.
  6. Fırını 160 derecede ısıtın. Kalıpları derin bir fırın tepsisine koyun. Taşıması kolay olsun diye önce tepsiyi fırına sürün. Fırın tepsisine kalıpların yarısından fazlasına denk gelecek şekilde sıcak su koyun. 30-35 dakika pişirin. Piştiğini anlamak için ortasına bıçak batırın temizse tamamdır ;)
  7. Servis etmeden önce en az 3 saat buzdolabında bekletin ki buzz gibi soğusunlar :). Servis için kenarlarından bıçakla geçerek kalıptan ayrılmasını sağlayın sonra tabakla kabın üzerini kapatın ve ters çevirin. Ta da karşınız harika kahveli krem karamel :)
Afiyet olsun...

NOT: krem karamelin yanındaki çiçek anneciğimin fikri :)
Blog Widget by LinkWithin